Köyümüzün Tarihçesi

Ülkemizin dört bir yanı gibi Asmalı Köyü’nün de tarihin tozlu sayfalarında anıları bulunuyor. Bu anıları da yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ve ulusa ev sahipliği yapmış olan Marmara Adası’nın tarihinden bağımsız anlatmak doğru olmaz. Öyle ki köyümüzde olduğu gibi Marmara Adası’nın genelinde bulunan tarihi kalıntılar ve uluslararası arşivlerden elde edilen bilgiler, Yunanlılar, Bizanslılar ve Türk Medeniyetleri‘ne dair ciddi izler taşımaktadır.

Güney Marmara Adaları'na Ait Rumca Haritada Asmalı (Aftoni) Köyü'nün Konumu

Osmanlı Dönemi’nde Rum ahalinin yoğun olarak yaşadığı Marmara Adası’nın (o zamanki adı ile Prokonnessos) en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Asmalı Köyümüz’ün, o zamanki adı “Bolluk” manasına gelen Aftoni (Αφθονη)’ydi. Günümüzde köy halkı arasında da zaman zaman bu isim kullanılmaktadır. Bu ismin ise köyün her köşesine yayılmış olan zeytin ve asma bahçelerinden geldiği düşünülmektedir.

I. Dünya Savaşı’ndan önceki yıllarda, Marmara Adası’nın Merkez ve Gündoğdu limanları ile birlikte çeşitli ulusların bayraklarını taşıyan gemilere barınma imkanı sağlayan Asmalı Köyümüz’de yaşayan Rum ahalinin büyük kısmı, Nüfus Mübadelesi anlaşmaları ile birlikte Yunanistan’a göçmüş olup, köyde boş kalan evlere, Trabzon’un Sürmene ilçesinden gelen aileler yerleştirilmiştir. İlerleyen yıllarda köyümüze göçler Bulgaristan’dan gelen aileler ile devam etmiştir.

Köyümüzün Tarihinden Notlar

Aziz George Manastırı

Köyümüzden Topağaç’a giderken sahil tarafında kalan Manastır olarak adlandırdığımız koyda yer alan manastır, 19. yüzyılın başlarında kullanım dışı kalmış 1835 yılında ise tekrar yenilenmiştir. Yandaki fotoğrafı, 20. yüzyılın başlarında çekilmiş olan Manastırın yerinde şimdilerde zeytin ve ceviz ağaçları yer almaktadır.

Pnagias Kastreallas Manastırı

Köyümüzün sınırları içerisinde yer alan, Marmara Adası’nın kuzeydoğu ucundaki Kiliseli Manastır Koyu’nda 1 asırdan önce çekilmiş yandaki fotoğrafta yer alan manastır, Bizans ekolünün bir örneği niteliğinde. 1684 yılında kurulmuş olan manastır, 8 Eylül’de Hristiyanlarca yortusu kutlanan “Bakire Meryem’in Doğumu”na adanmıştır. 1804 yılında Keşiş Kyrillo tarafından yeniden inşa edilen manastırın 1812 yılındaki sayımında bir manastıra göre dudak uçuklatacak bir servete sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Kutsal kalıntılar, gümüşler, Panagias’ın en güzel mucizevi resmi, tarımsal aletler, hayvanlar bunlardan bir kısmı